İran konusunda bazı yanlışlar

Posted: 28/06/2009 in Siyaset

… Türkiye medyası, bilhassa Arapça ve Farsça menşeli kelimeleri, İngilizce gibi Batı dillerinden aldığı için sürekli yanlış yazıyor. İngilizcede kelimeler yazıldığından farklı okunduğundan, bilhassa Arapça ve Farsça kelimeler kendi telaffuzlarıyla verilebilmek için İngilizcede farklı yazılır ama, aslî telaffuzlarıyla telaffuz edilir. Türkiye medyası da bu kelimeleri aynen İngilizce yazılış şekliyle alıp, yazıldığı gibi telaffuz ediyor. Meselâ, Musevî, Musavi; Kedhudai, Kadhodai olarak yazılıp telaffuz ediliyor. Bu ülkede, bir zamanların ünlü Uganda Devlet Başkanı Îd-i Emin (Bayram Emin), İdi Amin olarak yazılıp telaffuz edildi hep. Ve bu hata hep yapılıyor.

İkinci olarak, gazetelerde yazıp televizyonlara çıkanlar, İran’da 2000 yıllık Pers devlet geleneğinden bahsediyorlar. Gerçi Batılı tarihçiler 1935′te modern İran kurulana kadar İran’da ortaya çıkan bütün imparatorluklara Fars imparatorlukları manâsında Pers imparatorlukları deseler de bu, hiçbir zaman doğru değildir. Pers veya Fars imparatorluğu manâsında son imparatorluk Sasanîlerle birlikte 651 yılında tarihe karışmıştır. Bundan sonra İran’da Hz. Ebu Bekir dışında Râşid Halifeler, Emevîler, Abbâsîler, Selçuklular, Harezmşahlar, Moğol-İlhanlılar, Timur vs. hükmetmiştir ki, hiçbiri Fars değildir. Ayrıca, şu andaki devletin de mirasçısı olduğu Şiî İran, Şah İsmail tarafından 16. asrın başında kurulmuştur ki, ne Şah İsmail ne de ordusunu ve yönetimini teşkil eden asıl kadro Fars’tır. Faruk Sümer, Safevi Devleti’nin Kuruluş ve Gelişmesinde Anadolu Türkleri’nin Rolü isimli eserinde, Anadolu’dan akın akın gidip Şah İsmail’e katılan ve onun ordusunu oluşturan Türkmen boylarının tek tek isimlerini verir.

Türkiye’de hemen herkesin yaptığı bir diğer hata, İran’ı Müslümanlar tarafından fethedildiği tarihten bu yana hep Şiî ve Şiîliğin merkezi gibi bilmektir. İran’da Kum ve Meşhed (eski ismi Tus), Hz. Masume ve Hz. İmam Ali Rıza sebebiyle Şiî merkezler olmuşlardır. Bunun dışında, İran’ı resmen Şiîleştiren Safevîlere kadar İran, âdeta Sünnîliğin merkezlerindendir; Sünnî âlimlerin, özellikle Sünnî tasavvuf büyüklerinin, Hafız, Sâdî gibi dev ediplerin pek çoğu İranlıdır. İslâm dünyasında Safevîlere kadar 8,5 asır bilhassa Irak, Lübnan, Arabistan’ın doğusunda Dahran gibi bölgeler, Şiîlerin en yoğun bulunduğu yerler olagelmiştir.

(…)

(Ali Ünal, Zaman)

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

Gravatar
WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s