Yaşlı kadınlarımız

Posted: 16/08/2009 in Armoni

Rahmetli anamın, halamın makyaj malzemesi namına bütün bildikleri, şimdiki bir lira büyüklüğündeki alüminyum kutularla bakkalda satılan vazelinden ibaretti. Çamaşır ve bulaşıktan şerha şerha yarılan ellerine vazelin sürer, sonra da sızlanırlardı; yakardı herhalde çünkü ellerinin çatlaklarında bazan kızıl etlerini görürdüm.

Bir de genç ve bekar yaşlarında düğün-derneğe giderken “Krepon kâğıdı” denilen boyasını çabuk veren bir kırmızı kâğıdı hafifçe ıslatıp yanaklarına sürdüklerini anlatmıştı bir gün gülümseyerek… Yokluk yılları imiş elbette.

Ne rastık, ne saç boyası… Yaşlanınca, baş ağrısına iyi geliyor diye sık sık kına yakarlardı sadece.

Sıkça da “Rabb’imin verdiğine şükür.” diye iç geçirirlerdi.

Bizim yaşlılarımıza bakıyorum, yaşlı hanımlara. Onların yüzleri erken buruşuyor, mihnet ve çileli ev işleri, belki ailevî gaileler bellerini, kaametlerini erken büküyor fakat nasıl da güzel ihtiyarlıyor bu hanımlar; nasıl da yaşlandıkça güzelleşiyorlar.

Ne güzelsiniz sizler, ne kadar güzelsiniz!

Şükretmeyi bildiğinizden midir o içten gelip yüzünüze yansıyan pırıltılı güzellik?

(Ahmet Turan Alkan)

(Yazının tamamı için buraya tıklayınız.)

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s