Dostoyevski’nin bir lafı var.
Diyor ki, “birçok insan mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur.”
Bazen insan mutlu olduğunu bilmez gerçekten, onu üzen küçük bir ayrıntıya takılı kaldığı için yaşadığı mutluluğun tadını çıkaramayabilir ya da hayal kırıklığına uğramaktan, o mutluluğu kaybetmekten korktuğu için geleceğe dönük bir endişeyle o anki mutluluğunu görmezden gelebilir ya da mutsuzluğa çok alıştığı için mutluluk onu korkutabilir, ya da Saatler romanının kahramanlarından birinin söylediği gibi “ilerde mutlu olacağını düşünüp aslında o an mutlu olduğunu” kavramayabilir.
Hep mutluluğu ararız ama bazen onu bulduğumuzda, aradığımızı bulduğumuza inanmayabiliriz ya da o güne dek tatmadığımız türde bir mutluluğa ulaştığımızda daha önce hiç hissetmediğimiz için o duygunun mutluluk olduğunu tanımayabiliriz.
Buna benzer birçok nedenden dolayı “mutluyken” de “mutsuz” olabiliriz.
(Ahmet Altan, Taraf)