Ulemanın hazin rolü

Posted: 07/02/2010 in Sosyoloji

Geleneksel Müslüman toplumlarda olduğu gibi Osmanlı toplumunda da sosyal önderlik ulemanın elindeydi. Önce Tanzimat (1839), ardından II. Meşrutiyet (1908) ve son olarak Cumhuriyet’le (1923) birlikte toplumun tabii önderleri ve devletin üç sacayağından birini teşkil eden ulema tasfiye edildi, yerine bir aydın sınıf ikame edildi.

Osmanlı’da sarayın, Cumhuriyet döneminde devletin, önderliği ulemanın elinden alması, sivil toplumu zaptedip tepeden tırnağa bir Batılılaşma ve modernleşmeye imkan açması içindi.

II. Mahmut, ulemayı tasfiye edince, resmi ulema kendi konumunu rasyonelleştirmek amacıyla, Batılılaşmaya karşı çıktı. Ve Batılılaşmaya karşı çıkarken, Şeriat’ın yeniliklere ve reformlara karşı olduğu tezini savundu. Bu da devletin içinde reform yapmak isteyen güçler (askerler, sivil bürokratlar ve Batılı eğitimden geçmiş aydınlar) ile İslam dini arasında bir gerilimin meydana gelmesine yol açtı. Oysa ne İslam her yeniliğe karşıydı ne o dönemdeki İslamcılar reformlara karşı çıkıyorlardı. Aksine 1856’dan başlamak üzere ilk İslamcılar saltanata karşı çıktılar, demokrasiyi savundular.

Bu bizim tarihimizin bedbaht bir safhasıdır. Eğer başından beri resmi ve sivil ulema reformlara sahip çıksaydı, ne saray ve devlet otoriter ve totaliter bir kimliğe bürünürdü ne de halk ile modern dünya arasında bu trajik gerilim yaşanırdı.

(Ali Bulaç)

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s