Bütün gün ofisteydim, hiçbir işi halledemedim

(Gülse Birsel, Sabah)

“Saatlerdir bilgisayar başındaydım ne yaptığımı bilmiyorum”, “Çalış çalış bir arpa boyu yol gidemiyorum” diye inleyenler! Üretken olamayanlar, bugünün işini yarına bırakıp yarın da harekete geçemeyenler, üşenenler, erteleyenler, vazgeçenler! Yaptığı tatilden bir şey anlamayanlar, “Otelin geceliğine 100 avro verdim bir gıdım uyuyamadım”, “Tibet’e gittim huzuru bulamadım,” diyenler! Dostlarım, kardeşlerim! Bana kulak verin!

Çağımızın hastalığının domuz gribi olmadığı ortaya çıktı. AIDS ilaçlarla büyük ölçüde yıldırıldı. Depresyon desen hapını yuttun mu bir ay sonra sokağa çıkıp hoppidi hoppidi papatya toplayacak kıvama geliyorsun. O zaman size çağımızın gerçek hastalığını açıklıyorum: İşle eğlencenin birbirine karışması.

Bir zamanlar insanlar sabah kalkıp ofislerine, tarlalarına, bahçelerine, fabrikalarına gidip gerçekten de yemek ve çay molası hariç çatır çatır çalışırlar, akşamüstü evlerine dönüp keyif çatarlardı. Mesai saatleri uzadı, ofis çalışanları çoğaldı, bilgisayarlar çıktı, internet çıktı, sonra da bilgisayarsız hayat, hayat olmaktan çıktı! İlk haliyle, iş halletmeye, üretimi arttırmaya, az zamanda çok ve büyük işler yapmaya yönelik icad edilmiş bilgisayar, artık üretkenliğin en büyük düşmanlarından biri. Gittikçe uzayan saatler, rahat çalışma koltukları, telefonla yemek siparişi seçenekleri ve saksı orkideli, turuncu eşyalı ofisler ev hayatının işyerlerine, ev-ofis modasıyla iş hayatının eve taşınması, günümüz insanının kafasını çorba etti!

Ne zaman çalışıyoruz, ne zaman dinlenip eğleniyoruz, kimse emin değil. Evinde, kanepesine yayılmış televizyon seyreden işadamı aslında elinde blackberry’siyle iş mail’lerine cevap veriyor. Sabah erkenden ofisine gelmiş kahvesini içmiş bilgisayarının başına geçmiş memur, internet üzerinden komik videolara bakıyor! İş toplantılarında ünlülerin estetik ameliyatları üzerine geyik muhabbetleri dönüyor, önemli kararlar şirketlerin Antalya spa otellerindeki iki masaj arası hafta sonu seminerlerinde alınıyor.

“Özel hayat kalmadı” diye şunu bunu suçlamayın, özel hayatla iş hayatı arasında sınır çizgisi kalmadı asıl! O zaman da ne oldu? Ne işin verimi kaldı, ne tatilin eğlencesi. Kısmen kendi, kısmen arkadaşlarımın tecrübeleri ve uzman tavsiyeleri ışığında işleri daha çabuk halledip gerçek tatillere çıkmanız için birkaç acizane verimlilik önerim olacak:

  • Konsantre olun arkadaş! “Twitter’a dün akşam gittiğim filmle ilgili değerli izlenimlerimi koyayım”, “Facebook’da bir arkadaşa bakıp çıkacağım” derken, akşam olur! Eğer çalışmaya gerçekten niyetliyseniz, televizyonu, radyoyu, bilgisayar oyunlarını, chat pencerenizi kapatın. Beş dakika ara verecekseniz sanal bir ara olmasın, zira internette ofiste yapılacak kültür fizik hareketlerinden girer, diyet yemek tariflerine takılır, bir saat sonra kendinizi Demet Akalın mı, Hande Yener mi anketine oy verirken bulabilirsiniz! Beş dakikalık molanızda bilgisayar başından kalkın, en yakın pencereye (chat penceresi değil) veya balkona gidin, gerekirse sokağa çıkın ve temiz hava alın!
  • Kendinizi programlayın dostum! Her sabah önce bir yapılacak işler listesi hazırlayın. Günlük iş yükünüzü görmek ve unutmamak için faydalı olur, bitirip üstlerini çizdikçe kendinizi dünyayı kurtarmış gibi hissetmek de cabası!
  • Motivasyonunuzu kaybetmeyin kardeşlerim! Dünyanın en bayıcı mesleğini, en boğucu işyerinde yapıyor olabilirsiniz. İşi tamamladığınızda hissedeceğiniz rahatlığı hayal edin. Her bitirişten sonra kendinize güzel bir kahve, çikolata gibi ödüller koyun. Bu işte başarıdan başarıya koştuğunuz için yükselip, transfer olacağınız farklı harikulade (en azından daha iyi) şirketleri, daha yüksek pozisyonları, alacağınız daha yüksek maaşlarla yapacaklarınızı düşünün. En azından yıllık izninizi tahayyül edin!
  • Tatillerde, hafta sonlarında, hatta mesai saatleri dışında işle ilgili mail’leri açmayın, iş arkadaşlarınızla konuşmayın, internette dolaşacaksanız mesleğiniz dışındaki konulara takılın. İş dışı saatlerin kalitesini yükseltin. Bütçeye-zevke göre masaj yaptırın, halı sahada futbol oynayın, yürüyüş yapın, küveti doldurup gevşeyin, çay bahçesine gidin, konu komşu ziyareti yapın. Eve, mecburiyet değilse veya mesleğinizin çok eğlenceli olduğunu düşünmüyorsanız iş getirmeyin.

(…)

Reklamlar

One thought on “Bütün gün ofisteydim, hiçbir işi halledemedim

  1. Yazınızı teyzemle paylaştım.. o bizi anlatmış dedi ( iş kısmı için ) bende bizi anlatmış diyorum ( ev kısmı için)
    Kolay gelsin.
    Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s