CEMAAT’İN YANILGISI

30 Mart seçimlerinin en önemli özelliklerinden biri, bir süredir aralarında açık bir mücadele süren iki İslami hareket olan AK Parti hükümeti ile Gülen cemaati arasındaki çatışmanın ilk karşılaşmasına sahne teşkil etmesiydi. Diğer partilerin yaptıkları muhalefetin niteliği daha önceki seçimlerden farklı değildi; yeni ve etkisi merak edilen ana faktör, AK Parti ile yaptığı uzun bir ittifaktan sonra yer değiştiren Cemaat idi.

Şüphesiz, seçim kimin haklı kimin haksız olduğunun objektif kriterlerle değerlendirildiği bir mahkeme değil; seçmenler de bu mahkemedeki jüri üyeleri değil. Bununla birlikte, söz konusu karşı karşıya gelişin ve tartışmaların kamu vicdanı ve zihninde nasıl görülüp değerlendirildiğini gösteren çok önemli bir gösterge.

Bu karşılaşmanın sandıklara yansıyan sonuçlarına göre Cemaat, kendi gönüllüleri haricindeki AK Parti tabanını arzu ettiği oranda ikna edememiş görünüyor.

Aslında ortaya çıkan belgeler ve bilgiler Cemaat’i mağdur ve masum pozisyonuna sokabilirdi rahatlıkla. 2004 yılındaki MGK toplantısında “Cemaati bitirme kararı”na hükümet ve askerler tarafından atılan imza, 2008’den beri var olduğu ortaya çıkan Cemaat üyelerini fişleme belgeleri, herhangi bir mahkeme kararı olmadığı halde bizzat hükümet üyeleri tarafından dile getirilen büyük iddia ve suçlamalar, bunlardan bazıları.

Peki Cemaat şimdiye kadarki süreçte muhafazakar kitlenin çok önemli bir bölümünü teşkil eden AK Parti seçmenini “mağdur ve haklı” olduğuna ikna etmeyi neden başaramadı?

Öncelikle; on bir yıldır hükümetle hiç karşı karşıya gelmeyen Cemaatin, ilk defa olarak, kendi kurumlarından bir kısmının kapatılması teşebbüsüne keskin bir şekilde itiraz etmesi, genel olarak hükümetin ‘bütün yanlışları’ karşısında değil de, sadece kendi “menfaatine” zarar getiren uygulamaları karşısında tepki gösterdiğini düşündürdü.

Gösterilen bu tepki, özellikle de STV’deki haberlerin sunuluş şeklinden dolayı “aşırı” bulundu. On bir yıllık ittifak döneminde belirgin bir şekilde hükümeti destekleyen kanalın aniden tavır değişikliğine gitmesi ve Cemaat müntesipleri tarafından dahi zaman zaman eleştirilebilecek kadar aşırı hükümet karşıtı bir konuma yerleşmesi üzerine, muhalefetindeki “iyi niyetine” bir soru işareti kondu.

Cemaat her ne kadar bunları yaptığı iddialarını reddetse de, 17 Aralık operasyonu, yasal ve yasadışı telefon dinlemeleri ve bunların internet aracılığıyla kamuoyuna duyurulması, bundan gizli bir memnuniyet duyan muhalif seçmen tarafından dahi endişeyle karşılandı.

Zaten şeffaf olmamakla eleştirilen bir dini hareketin öylesi “karanlık” işlerle adının anılması ister istemez masumiyeti ve mağduriyeti konusunda tereddütlere yol açtı ve bu çatışmada durduğu yerin ve başvurduğu metodun meşruiyeti sorgulanmaya başladı.

Çatışma ülke içi bir mesele olmasına karşın, Cemaatin hükümeti değil, devleti zaafa uğrattığı kanaati de yaygınlaştı. Pek çok insan, Başbakan’ın “İstiklal mücadelesi” söylemini kabullendi ve Cemaatin “dış güçlerle” birlikte devlete ve ülkeye zarar verdiğine hükmetmeye başladı. Hatta bu bağlamda “ihanet” ve “hainlik” nitelendirmeleri muhafazakar medya ve kitle arasında rahatlıkla dile getirilir hale geldi.

Bu kanaatin oluşmasında, yine somut bir delil olmasa ve kendileri reddetse de, MİT kamyonlarının durdurulup arama yapılması, (sosyal) medya aracılığıyla konunun uluslararası kamuoyunun dikkatine sunulması, Başbakanın telefonlarının ve devletin en özel toplantılarının dahi dinlenilmesi gibi olayların hükümet tarafından Cemaate mal edilmesi önemli rol oynadı.

Bu maddelerin devamını ve Cemaat’in bu süreçteki temel yanılgılarını haftaya konuşalım…

(Bu yazı, 3.4.2014 tarihli Taraf Gazetesinde yayınlanmıştır.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s